Ihlamur Altındaki Dost : Ali Çolak
Ali Çolak Bey’le tanışmamız fakülte yıllarına dayanır. Yıl 1988 idi sanırım. Aynı fakültenin farklı bölümlerinde öğrenciydik. O edebiyat bölümünde, bense matematik bölümündeydim.
Kahramanmaraş Lisesi’nde başlayan edebiyata olan ilgim beni Cahit Zarifoğlu’nun kendisine değil ama eserlerine sürüklemişti. O aralar hep Zarifoğlu okurdum. Bu durumum Ali Ağabey’in kulağına gitmiş olmalı ki tanışmak isteği ile ilgili bir mesaj almıştım. Zaten ben de kendilerini çıkardıkları duvar gazetesi Gökkubbemiz’den gıyaben tanıyordum.
Yanılmıyorsam, fakülte bahçesinde sonraları adını Ihlamur Altı koyduğumuz yerde tanıdım kendilerini. Güzel bir dost kazanmıştım. Bu dostluk beni yeni yeni dostlarla tanıştırdı. Musa Güner, Mustafa Oğuz ve Engin Akkuş bunlardan sadece birkaçı.
Ali Ağabey, okulu bitirdikten sonra Kırkikindi dergisini çıkardı biz dostlarıyla. Bugün adını andığımızda gözlerimizi yaşartan, yüreğimizi burkan ve bizi derin derin susturan bir dergiyi… Kırkikindi’yi… Dergi devam ederken Mardin’in Savur ilçesine öğretmenlik için gitti. Geride kalan dostları bizler, Ihlamur Altı’nda O’nun ucu yakılmış mektuplarıyla idare ettik bir süre.
İnsanın Ali Çolak Bey’le yan yana geldiğinde yazma duyguları depreşir. Kafaya konulan olunası hedeflerde yenilemeler yaşanır. Kimi öncelikler yer değiştirir. Kısacası kişinin dünyası edebiyat ve sanat anlamında yeniden kurulur.
Ali Çolak ilk zamanlar müstear isimle şiirler yazdı. Ancak zamanla şiiri bırakarak şiir tadında denemeleriyle tanıştırdı insanları. Bugün onun çok sevilmesinin en önemli nedenlerinden birisi şiir yazmasa da şiiri bilmesi ve bu şiir dilini denemelerine taşımasıdır.
Bir de Ali Çolak Ağabey’in olaylara bakış tarzını bilmekte fayda var. Onun için vera değil mavera önemlidir. Denemelerinin derinlikli olmasının nedeni, yanı başımızda olmasına rağmen farkında olmadığımız tatlarla ilgilenmesidir. O baktığı şeyde herkesin göremediğini görüp bunları kaleme almıştır. O neyi yazarsa insanın hemen O’nun yazdığı o şeyi olası gelir. Evet, bu böyledir.
Ayrıca, Ali Çolak Bey’in biz yakın dostlarının dışında gizli dostluklar kurduğu geçmiş zamanlardan kişileri de vardır. Kimi onun için bir yol gösterici, kimi sırdaş kimi de sohbet arkadaşı. İçin için konuşur onlarla. Bu konuşmalar yazdığı denemelerde gün yüzüne çıkar. Onun gizli dostları sizin de dostunuz olur bir süre sonra. Bunu çok anlamlı buluyorum bugün.
İlerleyen zamanlarda Ali Ağabey’in dünyasının kırılgan yanlarıyla da tanıştım. Ancak bu kırılgan yapının arkasındaki, dünyaya inceden meydan okuyuşu hep hissetmişimdir. Sıradan işler yapıp sıra dışı kalmak onun yazgısı olsa gerek.
Salih Güzel
Not:Bu yazı Kuşluk Vakti Dergisi'nin Eylül 2008 de yayınlanan Ali Çolak portre çalışmasından alınmıştır.
0 yorum yazılmıştır