Salih Güzel

30/5/2008


KUŞLUK VAKTİ

 

Gece ve gündüz…

Birisi kederin diğeri neşenin adıdır.

Üzerlerine yeminler edilmiş iki vakit.

Birisi siyah birisi beyaz.

Güneşin parlayıp yükselmeye durduğu,

geceninse tasını tarağını toplayıp sırra kadem bastığı

ince bir çizginin başlangıç noktası.

Karanlıktan aydınlığa geçişin vaktidir kuşluk vakti.

Gün ışığı, gün ışımasıdır.

Gecenin örtüsüdür beyaz bir patiska gibi.

Kuşluk vakti, gündüzün gençlik vaktidir.

Gün boyu devam eden karanlıktan

aydınlığa,aydınlıktan karanlığa geçişlerin aydınlık vakitleridir.

Gece ne kadar geceyse gündüz o kadar gündüzdür

kuşluk vakitlerinde.

Acının sevince, elemin neşeye

dönüştüğü bir sırlı kapı.

Kuşluk vakti,

herkese açılan bir sır kapısıdır.

İyi ve güzel günler için bir cemrenin

düşüşü, açmaya koşan bir gülün açışı, bir yağmurun yağışıdır.

Bir kırkikindidir kuşluk vakti.

İlahi konuşma vakitlerine yürüyüşün,

soylu bir yürüyüşün toplanma vaktidir kuşluk vakti.

Musa peygamberin, sihirbazların sihrini bozduğu

sihirbazlara galip geldiği bir kutsanmış vaktin adıdır.

Leyla'nın Mecnun'a, Ferhat'ın Şirin'e yürüdüğü yol.

Yürünen bir su yolu, delinen bir dağdır.

Kuşluk vakti bir aşkın,

bir aşk yolunun adıdır.

Kuşluk vakitlerinde paylaşılan bir sır olmak dileğiyle...

Aşkla ve sevgiyle kalın.

                              

Salih GÜZEL

 

Not : Bu yazı Kuşluk Vakti dergisinin sunu yazısı olarak 1. sayısında yayınlanmıştır.

30/5/2008

Yakaza


çok sesli bir ölüm / yakaza

 

renklerin simsiyah sarısı

en sararmış olanıylayım akşamların

 

kayan bir yıldızdan düşüyorum

ve dürülüyor defterim

dürüldükçe dürülüyorum maviden öteye

 

burada her şey bir başka mavi

güneş güneş değil

gece başka ay ay değil

ay nisan değil yağmur başka

bu gökyüzüler başka gökyüzüm değil

vakitse vakit değil bir başkadır vakitlerin kuşluğu

 

gündüzlerim atlastan bir geceye örtünmüş

ben sıkı fıkıyım bir bezle / beyaz

omuzlardayım / son kez

yola çıkmışım

uzunca bir yola çıkıyormuşum gibi tanrı’m

 

beni karanlık sulardan topluyorum bu vakit

sımsıkı tutunduğum üç beş yakamoz

sevgilinin suya düşen resmi

balıklardan yunus olanı

sulardan boğmayanı

inanıyorum

hükmeden sensin tanrı’m

geceye ve balığa ve suya ve fırtınaya

 

duruma bakılırsa

ölümcül bir sarıya çalıyor defterim

sevaplarım çok az uzanmıyor geceye ay gibi

gece uzun ve gece yolların patikası

gündüzlerin kaçışıdır gece

 

vakit tamam

varımı yoğumu açıyorlar

bol isyanla koşmuşum at nala yazık

açılıyor defterim sayfalar bolca isyan tutmuş

sana kolay olanı diliyorum tanrı’m bağışlanmayı

 

Not : Bu şiir Kuşluk Vakti dergisinin 3.sayısında yayınlanmıştır.